TEMA Vakfı Ankara Temsilciliği Gençlik Birimi’nin İlhan Köyü’nde gerçekleştirmiş olduğu bu proje 4 Ekim 2004 tarihinde 35 Genç TEMA’cı ile başladı ve 30 Mayıs 2005’de son buldu. Bu projenin finansmanı Avrupa Konseyi tarafından sağlanmış ve faaliyetler Devlet Planlama Teşkilatı bünyesinde oluşturulan Ulusal Ajans birimi tarafından desteklenmiştir. Projenin gerçekleştirilmesi amacıyla Avrupa Komisyonu’ndan 9000 Euro maddi yardım alınmıştır.Projenin sonunda bu finansman tamamen kullanılmış ve harcamaları gösteren belgeler Ulusal Ajans birimine gönderilmiştir. Avrupa Komisyonu ve Ulusal Ajans kuruluşlarının projenin gerçekleştirilmesi aşamasında herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu proje dört koldan yürütüldü.Bunlar;ilköğretim birimi, Gençlikevi birimi, tarih birimi, fidan dikim birimi.
İlköğretim birimi, köy okulundaki öğrencilere drama, halk oyunları kursu vererek eğitimlerini renkli hale getirmeye çalıştı. Ayrıca öğrencilerden oluşan bir koro oluşturuldu. Öğrencilerin derslerine yardımda bulundu. 23 Nisan’da öğrenciler Ankara’ya getirilerek Anıtkabir, Meclis, AOÇ ve Harikalar Diyarı ziyaret edildi.
Gençlikevi birimi, köyde terkedilmiş bir halde bulunan tek odalı evi restore ederek köyün kütüphanesi, gösteri merkezi ve kurs evi haline getirdi. Çankaya Belediyesi TÖDAM kuruluşunun bağışlamış olduğu bilgisayar ile köyün gençleriyle birlikte belgesel ve film izlendi; ayrıca çocuklara erozyon konulu slayt gösterimi yapıldı. Milli Kütüphane’nin verdiği kitaplarla bir kütüphane oluşturuldu.
Fidan dikim birimi, bahar ayında köyün daha güzel bir görünüme kavuşması için fidan dikimini gerçekleştirdiler. İlköğretim bahçesinin, Gençlikevi bahçesinin ve çocuk parkının düzenlenmesiyle ilgilendiler. Çankaya Belediyesi’nin tahsis ettiği çocuk parkı oyun grubu ve bankları köyde uygun bulunan alana yerleştirdiler.
Tarih birimi köyün tarihini araştırarak ve köyün ileri gelenleriyle, yaşlılarıyla görüşerek bazı efsaneler, maniler derlediler.
Faaliyet sonunda köy muhtarının,ihtiyar heyetinin ve köyün ileri gelenlerinin düzenlemiş olduğu Hıdırellez Bayramı ilköğretim öğrencileriyle birlikte kutlandı. Bu organizasyonla faaliyetler eksiksiz bir biçimde tamamlanmış olarak projeye son verildi.
İlhan Köyü Kırsal Kalkınma ve Çevre Düzenleme Projesi
TEMA Vakfı Ankara Temsilciliği Gençlik Birimi’nin İlhan Köyü’nde gerçekleştirmiş olduğu bu proje 4 Ekim 2004 tarihinde başladı ve 30 Mayıs 2005’de son buldu. Bu projenin finansmanı Avrupa Konseyi tarafından sağlanmış ve faaliyetler Devlet Planlama Teşkilatı bünyesinde oluşturulan Ulusal Ajans birimi tarafından desteklenmiştir.
“BİZİM“ PROJE
Gelin Ankara’dan Ayaş’a doğru bir yolculuk yapalım sizinle.. Soğuk bir kış günü küçük dağların arasına kurulmuş şirin bir köye gidelim.Önce Kezban Nene’yle tanışın. Sonra köyün delikanlı gençleriyle; Hakan ve Halil. Sürekli bizimle birlikte olan Arda ve Mehmet de vardı;.
Tanışma faslından sonra biraz gezi yapalım köyde. Köyün göz nuru asırlık çınar Anlatıldığına göre atalarımız Kurtuluş Savaşı sırasında çınarın kenarına yaralıları taşırmış sedyelerle. Köy kahvesi, gençlik evi bitene kadar molalarımızı verdiğimiz yer.
Eeeee başlayalım artık işe; yetişmeyecek yoksa 6 ayda! Nasıl olsa alanları gördükçe köyü de tanıyacağız. Öncelikle işe gençlik evinden başladık. Köyde kullanılmayan terk edilmiş bir ev bulduk. Köy tüzel kişiliğine ait bu tek odalı evi bize vermesi için Ömer Amca’yı(muhtar) ikna ettik sonunda.
İlk olarak duvarları boyadık. Sonra kapı pencereyi değiştirdik ve boyadık. Yavaş yavaş eşyaları getirdik. Bir kısmını köy halkından aldık; bir kısmını TEMA Vakfı’nın bütçesinden denkleştirdik.Muhtarı kandırıp camiden iki küçük halı aldık ama onlar da kapatmadı yerde açık kalan kısmı. Mecburen ödenekten para ayırıp halı aldık; diğerlerini de süs yaptık. Perdeleri dikip astık. Milli Kütüphane’den, arkadaşlardan ve Dost Kitabevi’nden aldığımız kitapları, dergileri yerleştirdik.Okuldan aldığımız eski kitaplığı zımparalayıp , vernikleyip gençlik evine koyduk. Yıldız TODAM’ın verdiği bilgisayarı yerleştirip bazı tamiratlar yaptık. Akşam da film gösterimi yapalım dedik ama seçtiğimiz film biraz müstehcen olduğundan hemen değiştirip ’Aral Gölü Belgeseli’ni izledik. O gece bizden 11 arkadaş, köy halkından ise yaklaşık 25 kişi bu evde oturup belgesel izledik. Gençlik Evi çabalarımızla foto 16’daki halini aldı. Gençlerin kitap okuma , film izleme , oyun, eğitim ve yemek salonu haline geldi. Daha sonra dış kısmını güzelleştirelim dedik. Yeteneği olan arkadaşlar gençlik evini duvarı için yazı hazırlamaya başladılar. Bahçesine çiçekler, fidanlar diktik. Muhtarın bize göstersiği karo taşlarını evin önüne döşedik. Sonra öğrendik ki onlar Mehmet Amca’ya aitmiş; fakat ’gençlik evine feda olsun’ dedi.
Biz bu işlerle uğraşırken ilköğretim birimi çocuklara halk oyun öğretiyordu. Biz de ilköğretimin bahçesine geçtik. Bu sefer çocuklar da katıldı bize. Çocuklara okulları daha çekici gelsin daha güzel görünsün diye okul bahçesinin önüne sarmaşıklar diktik. Akşam olunca eserimize hayran kaldık; kenarında ateş yakıp seyre daldık. Okulda işimiz bitince bahar geliyor yapalım artık şu çocuk parkını dedik ve verdik kalem kağıt Semiha’nın eline çiz bakalım projeni dedik. Çizdiği projeyi bu alana pek uygulayamasak da ,köylülerle birlikte çalıştık didindik; o alanı bu hale getirdik sonunda. Bu işe en çok sevinen de Semiha oldu. Erkekler tutturdu maç yapacağız yeter artık ne zaman kurulacak bu kaleler dedi biz de alanının ölçüsünü alıp, uygun kaleyi koyduk,voleybol direklerini diktik. İlk volaybol maçımız altışar kişilik gruplarla İlhan Köyü-Genç TEMA olarak yapıldı, yenildik nedense. Yalnız bir sonraki hafta biz galiptik!
Köyün temizliği için çöp kutuları getirdik; fakat o gün fazla vaktimiz kalmadığından sadece boyayıp köy kooperatifinin bahçesine koymak zorunda kaldık; sokaklara dağıtamadık. Böylece faaliyetlerimiz sona erdi ve ayrılığı çocuklarla ve köyün ileri gelenleriyle birlikte Hıdırellez’i kutlayarak yaptık.
Sonuç
İmkansız gibi görünenlerin üstesinden gelmeyi başardık. Yanımızda bant olmadığından ve köyde de bulamadığımızdan Türk bayrağını tutkalla yapıştıranlara güldük; ama yapıştı. Yolda kaldığımız günler oldu;10 kişi otostop çektik. Umudumuzu yitirirken (saat 19.30 suları); bir araca binmeyi başardık(Paralıydı ama olsun.Beypazarı otobüsüydü). Bazen taş taşıdık sırf gençlik evimiz güzel gözüksün, kapısının kenarında çiçekler açsın diye! Bazen peynir, ekmek , domates yedik para fazla harcamayalım diye; bir kere de paraya kıyıp yaş pasta yedik. Bazen boyumuzdan büyük işlere kalkıştığımızı farkettik; boyumuzdan küçüklerden yardım istedik.Yorgunluktan akşam dönerken arabada uyuyakaldığımız oldu. Çok eğlendik ve eğlendirdik. İlhanlılarla köyde gezilere çıktık, düştük, ıslandık. Kız kaçırılan mağarayı gödük. Ama artık buraya getiremiyorlarmış. Çünkü;bir kız kaybolunca ilk olarak mağara kontrol edildiğinden kaçırmanın da bir anlamı kalmıyormuş. Bireysel ilgilenmenin eğitimde başarıya ulaştırdığını gördük. Onlar bizi sevdi, biz de onları çok sevdik; proje bittikten sonra da misafirliğe gittik, dut toplayıp döndük.
Son olarak; bize akıl vermeye çalıştılar. evet, belki bizden daha tecrübeliydiler, belki haklıydılar ama kanımız deli, genciz; dinlemedik!Sürekli bildiğimizi okuduk. Belki söylenenleri yapsaydık daha güzel olacaktı herşey ama proje bizim olmayacaktı. Artık bu işte yer alan herkes bu proje “BİZİM“ diyebiliyor. Çünkü; herşey onların ve İlhan halkının istediği gibi oldu…
Bu arada Kezban Nene’nin size selamı var...
Faaliyetlerin tanımı
Faaliyetlerimiz 11 Ekim’de başladı ve projenin başlamasından itibaren ilk olarak 18 Ekim’de 20 kişilik bir grupla köye gittik. Bu toplu halde ilk gidişimiz olduğundan köyü hiç görmemiş olan arkadaşlara köyü tanıttık. Akşam köy halkının hazırlamış olduğu iftar sofrasına oturduk. Çoğumuzun bir köy kahvesinde yediği ilk iftar yemeğiydi. Tüm köy meclisiyle (dedelerle ve amcalarla) bu yemek sayesinde tanıştık. İletişime geçmenin kolay olacağını düşünüyorduk; fakat projedeki en zor eylemdi. Baktık ki beceremiyoruz Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Abdürrezak ALTUN’un yanına gittik. Bize etkili iletişim konulu bir seminerinde yer ayırdı (5 üye katıldı bu seminere). Daha sonra bu üyelerin seminerde aldıkları bilgileri, notları her Cuma yaptığımız toplantılardan birinde uzun uzun birbirimize anlattık ve tartıştık.
Köye yapılan ilk geziden sonra kimlerin, hangi görevi yapmak istediği belli olduğundan grup içinde görev dağılımı yapıldı.Birimlere ayrıldık ve faaliyetler birimler bazında gerçekleştirilmeye başlandı. Buna göre:
EĞİTİM BİRİMİ
Eğitim birimi, faaliyetlerini Ali ACAR başkanlığında yürüttü. Köy halkından sadece kadınlara eğitim verebildik. Bunun nedenleri:
1)Eğitmen bulma olanaklarının yetersiz olması,
2)Bu tür konulara sadece kadınların ilgili olması,
3)Aile planlaması hakkında eğitim vermek üzere eğitimci getirmemizi ister misiniz?’diye sorduğumuzda erkeklerin olaya ‘iyi de bizim zaten ikiden fazla çocuğumuz yok ki neyi planlayacaksınız’ demesi (Aile planlamasının bundan ibaret olmadığını anlatmaya çalıştık uzun bir süre, başarılı olduk fakat bizim erkeklerin anlattıklarını onlar zaten biliyormuş. Dolayısıyla böyle bir eğitime köyde gerek olmadığına karar verdik yetersiz olan bilgilerimizle),
4)Yer sıkıntımızın olması ve eğitmen ile süre azlığının bu olumsuzluğu desteklemesi:
Köye sadece Pazar günleri gidebildiğimiz için (hepimiz üniversite öğrencisiydik ve derslerimiz oluyordu) fazla kalamıyorduk ve her gidişimizde sadece bir eğitmen götürebiliyorduk. Dolayısıyla kadınlara eğitim verdikten sonra aynı programı erkeklere uygulamamız zor oluyordu. Kadınları ve erkekleri aynı yere toplayamıyorduk. Bunun için hem yerimiz yoktu hem de iki cinsiyet biraraya gelmeye çekiniyordu. Ayrıca bir çok eğitmen pazar günlerini uzak bir köyde geçirmek istemiyordu. Bir çok konu hakkında eğitim verilmesinden vazgeçmemizin nedenlerinden biri de buydu aslında.
Köy kadınlarına verilen eğitim konuları:
Hayvan bakımı ve hayvan hastalıkları
Eğitmen: Veteriner Hekim Huda ÜLBEĞİ
Sağlıklı beslenme
Eğitmen: Yüksek Gıda Mühendisi Bahtıgül KOZİMOVA
Bebeğin beslenmesi:
Eğitmen: Yüksek Gıda Mühendisi Bahtıgül KOZİMOVA
Dikiş-nakış kursu:
Eğitmen:Usta öğretici Diclehan VURAL (Köyün uzak olması nedeniyle bir süre sonra gelmekten vazgeçti)
Böylece 6 haftalık eğitim programını tamamlamış olduk.
Herhangi bir konuda ne yapacağımızı bilmediğimiz zamanlarda bizim de eğitim almamız gerektiğini düşündük.Eğitim birimi böyle durumlarda devreye girdi ve eğitmenler ayarlandı.
Genç TEMA’nın eğitim aldığı konular:
SÜR-KAL Derneği başkanı Ahmet SALTUK’ tan kırsal kalkınmanın önceliklerinin ne olması gerektiği hakkında bilgi alındı.
Etkili İletişim(katılımcı 5 üye):
Eğitmen:Prof.Dr.Abdürrezak ALTUN
Takım çalışması(katılımcı 2 üye):
Eğitmen: Psikolog Doktor Adalet BAĞDU
Erozyonun Öteki Yüzü(katılımcı 16 üye):
Eğitmen:Doç.Dr.Sancar OZANER(TUBİTAK Yer Deniz Atmosfer Bilimleri Grubu Danışmanı)
Doğanın Dilini Öğrenmek(katılımcı 3 üye):
Eğitmen:Doç.Dr.Sancar OZANER
İLKÖĞRETİM BİRİMİ
İlköğretim birimi faaliyetlerini Ceren ÜLBEĞİ başkanlığında yürüttü. İlköğretim öğrencilerine drama, tiyatro, okuma kursları verdik. Onlarla oyunlar oynadık ve bir koro bir de halk oyunları grubu oluşturduk(EK 1). Öğrenci sayısının az olması nedeniyle bir gösteri yapamadık; fakat dersten kaçan öğrencileri köyün dört bir yanından toplamayı başardık.TEMA Vakfı Eğitim Birimi üyesi Sevim UYSAL çocuklara bitkileri tanıttı ve erozyon konulu bir slayt gösterisi düzenledi gençlik evinde.
Okulun bahçesini güzelleştirmeye çalıştık. Eski sıraları boyayıp bank haline getirdik ve okul bahçesine sarmaşıklar diktik.
24 Nisan’da çocukları Ankara’ya getirdik ve Anıt Kabir’i, Harikalar Diyarı’nı, Hayvanat Bahçesi’ni gezdirdik. Fark ettik ki artık hiçbir çocuk kaçmıyordu korodan.
Son olarak çocuklarla birlikte Hıdırellezi kutladık, yöresel oyunları oynadık. Bu günün şerefine köyün ileri gelenleri kuzu kesti, hep birlikte piknik yapıp afiyetle yedik.
GENÇLİK EVİ BİRİMİ
Gençlik Evi Birimi faaliyetlerini Hüseyin KAPLAN başkanlığında yürüttü.Köyde köy tüzelkişiliğine ait terkedilmiş bir evi gençlik evi haline getirdik. İçerisini tamamen boyadık; elektrik tesisatını kurduk, yeni bir kapı takıldı. Köy bütçesinin yardımlarıyla bu odaya sedir, kitaplık, masa getirildi. Köy halkından bir nene bize minder, yastık verdi. Biz de bunların ve masanın üstüne örtü aldık. Perdeyi de Ayaş’ın ünlü yazmasıyla hallettik. Çankaya Belediyesi Toplumsal Dayanışma Merkezi Yıldız Şubesi (Yıldız TODAM) buraya bir bilgisayar bağışladı. Bu bilgisayar küçük tamirlerden geçirilerek, eksik parçaları tamamlanarak kullanıma hazırlandı. Film ve belgesel gösterimine başladık. Kitaplıklara, Milli Kütüphane’nin verdiği, arkadaşlarımızdan topladığımız ve Dost Kitapevi’nden aldığımız kitapları yerleştirdik.
İş aralarında bu evde mola verip köy gençleriyle sohbet etmeye, yemeklerimizi burada yemeye başladık. Bana yapılan süpriz doğum günü partisini bile burada kutladık.
Daha sonra bu evin önündeki boş alanı çevreledik ve bahçe haline getirdik. Burada devreye fidan dikim birimi girdi. Son olarak gençlik evinin kapısına köy gençlerinin de iznini alarak yazımızı yazdık ve buradaki işimizi bitirdik.
FİDAN DİKİM BİRİMİ
Fidan dikim birimi Semiha DEMİRBAŞ başkanlığında faaliyetlerini sürdürdü. Gençlik evinin bahçesi, çocuk parkının zeminin hazırlanması, oyuncakların yerleştirilmesi ve fidanların dikilmesi, spor alanındaki zeminin hazırlanması, kale ve direklerin buraya yerleştirilmesi, okul bahçesinin düzenlenmesi, köyün değişik yerlerine fidan dikimi bu birim tarafından gerçekleştirildi.
TARİH BİRİMİ
Tarih birimi her hangi bir kimsenin başkanlığı altında çalışmadı. Çünkü zaten 4 kişiydiler, buna gerek duymadılar. Bu birim köyün tarihini araştırdı ve çok eski olan mezarlıklarda bilgi düzeyleri yettiği ölçüde araştırma yapmaya çalıştılar. Bu birimin topladığı bilgilere göre:
Yaşlı amcanın biri diyormuş ki “bizim köyde han vardı eskiden Ankara’da bulunmazken.Yani ilk hanı buraya yapmışlar Ankara’da. O günden sonra buraya İlkhan Köyü demişler. Dilimiz dönmeyince İlhan’a dönmüş köyün ismi”
Nenenin biri terslemiş amcayı “öyle değil bizim köyün tarihi!”demiş. “Hani bir boy var ya eskilerden, İlhan Boyu işte. O boydan zamanında göç edenler gelip buraya yerleşmiş. Onlar da köyün adını İlhan Köyü kurmuş.”
Köyde 1200 yıllarından kalma mezarlara rastladık; fakat bunların hangi topluluğa ait olduğunu yetersiz bilgilerimizle anlayamadık. Bir arkeologa ulaşmaya çalıştık;ama onlara bu konu pek ilgi çekici gelmediğinden yardım alamadık. Bu konuyla ilgilenmeyi bıraktık.
Tarih birimi aynı zamanda köyün efsanelerini toplamaya çalıştı, çocuklara anlatılan hikayeleri öğrenmeye çalıştılar. Mani derlemeleri yaptılar. Nenelere türkü söyletmeyi başardılar.
İlköğretim biriminin yetişemediği işlere tarih birimi koştu. Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmeler yaptılar. Tek isteğimiz ilkokula İstiklal Marşı’nı okurken bakabilecekleri bir Atatürk büstü yaptırılmasıydı;fakat bürokrasi çok yoğun ve uzun olduğundan bu seneye yetişmedi. Ama eksik kalan bu kısmı bir sonraki eğitim döneminde tamamlamaya kararlıyız.
Buket(ben yani) ve Ali de bunları takip etmeye çalıştı. Görev dağılımını yaptık, grup üyelerine ağır olmayacak derecede görevler vermeye çalıştık, resmi kurumlarla irtibata geçtik. Gerektiğinde Ayaş’a gidip Kaymakam Hanımla, Belediye Başkanıyla görüştük ve yardım istedik. Diğer STK’lardan yardım istedik. SÜR-KAL ve Yıldız TODAM’la iletişime geçip bize yardım etmelerini sağladık. Sponsor bulmakla uğraştık. Çankaya Belediyesi ile görüştük ve bize çocuk parkı için oyun grubu vermeyi, spor alanı için kale ve voleybol direği vermeyi kabul ettiler. Ayrıca bize yardımcı olacağını düşünerek köy planını çıkardılar(EK 2). Köye gelmekten vazgeçen eğitmenleri ikna etmeye çalıştık. Danışmanımız olan Cemal Beyle iletişime geçtik ne yapacağımızı bilemediğimiz durumlarda. Hafta içi malzemeleri aldık ve hafta sonu eksik malzeme görünce, işler bir hafta daha sarkınca birbirimize kızıp sinirimizi birbirimizden çıkardık. Ama birlikteliği herşeye rağmen bırakmadık. Sınav dönemlerinde köye nöbetleşe gidiyorduk. Ali’nin sınavı olduğu dönemde ben gidiyordum;benim gidemediğim dönemlerde Ali gidiyor işleri organize ediyordu. Ulusal Ajansla sürekli iletişimi ben sağlamaktaydım. Sorunlar öncelikle gruba soruluyordu ve daha sonra ikimiz aramızda tartışıp bize mantıklı gelen çözümü seçiyorduk, sonunda projeyi grup olarak istediğimiz şekilde bitirmeyi başardık.
Hazırlık
Projenin daha iyi koşullarda gerçekleşebilmesi için 35 kişilik grup öncelikli olarak aşağıdaki birimlere ayrıldı:
Eğitim Birimi: Genç TEMA’nın eğitimiyle ilgili sorunları çözdüler.Projenin sağlıklı yürütülebilmesi için Genç TEMA üyeleri eğitim aldılar. Bu eğitimlerde görev alacak eğitmenler belirlendi. Ayrıca İlhan Köyü kadınlarının eğitim programını düzenlediler.
İlköğretim Birimi: İlhan İlköğretim Okulu’ndaki öğrencilere verilecek kursların başlaması ,düzenlenmesiyle ilgilendiler. 24 Nisan etkinliğini yürüttüler.
Gençlik Evi Birimi: İlhan Köyündeki Gençlik Evinin oluşturulması, dizaynı, boyanması, dekorasyonu ve finansmanın yetersiz oldugu zamanlarda sponsor bulmakla ilgilendiler.
Fidan Dikim Birimi: Bahar döneminde köye dikilecek fidanların belirlenmesi, alınması, köye taşınması, dikilecek yerlerin belirlenmesi ve dikilmesi ile ilgilendiler.
Tarih Birimi: İlhan Köyünün tarihi hakkında bilgi topladılar. Köy halkıyla iletişime geçip köy tarihini, manilerini, efsanelerini, türkülerini öğrenmeye çalıştılar.
Ve tüm bunları koordine edenler: Buket SEVİNÇ-Ali ACAR
Projede belirtilen faaliyetlerin köyde gerçekleştirilen kısmı için sadece Pazar günlerimiz uygundu;bu nedenle acil ya da önemli herhangi bir durum olmadıkça köye toplu halde sadece Pazar günleri gidebiliyorduk. Haftanın diğer günlerinde ise Pazar günü gerekli olabilecek malzemelerin alınması, finansmanın yeterli olmadığı durumlarda sponsor bulunması, resmi kurumlarla görüşme, eğitmenlerle ve ilçe kaymakamı ile görüşme gibi sorunları halletmeye çalıştık.
Katılımcıların aktif katılımı
Proje katılımcıları TEMA Vakfının Gençlik Birimi gönüllülerinden oluşmaktadır.Yaklaşık 10 kişi eski gönüllülerdendir.Grubun diğer üyelerle ise okullarda açtığımız standlar sayesinde tanışılmıştır.Projenin tanıtımı yapılmış ve istekleri doğruıltusunda projeye dahil edilmişlerdir.
Hazırlık aşamasında tüm grupla toplantılar yapılmış kararlar ortak alınmış ve daha sonra projenin uygulama aşamasına geçilmiştir.Sponsor bulmada görev dağılımı yapılmış bu konuyla tüm grubun ilgilenmesi sağlanmıştır.Kiralanan otobüsün küçük olması nedeniyle her hafta sonu sadece 18 kişi götürülebilmiş bu dönüşümlü olmuştur.
Bazı zamanlarda aramıza yeni arkadaşlar katılmış fakat köyde yapılan faaliyetlerin kendilerine ağır geleceğini düşünerek aramızdan ayrılmışlardır.Katılımcıular listesinde yeralan arkadaşlar proje süresince yanımızda olup faaliyetlere aktif katılımları olmuştur.Dolayısıyla bu arkadaşlara Ulusal Ajans tarafından sertifika verilmesini saygılarımla arz ederim.
Destek kuruluşunuz ve/veya danışmanınızın (varsa) katılımı
Herhangi bir destek kuruluşumuz bulunmamaktadır.Danışmanımız Cemal Bey olduğundan herhangi bir konu hakkında kendimizi tecrübesiz hissettiğimizde ve harcamaların yapılacağı sırada sürekli görüşleri alınmıştır.Eğitmenlerle iletişime geçmemizi sağlamıştır.Nihai raporun kontrolünü yapmış projenin takibinin grup üyeleri ve danışmanla birlikte yapılacağı kararlaştırılmıştır.
Projenin sonuçları, çıktıları / Yararlanıcılar
Proje sayesinde bir çoğumuz hayatımızdaki ilkleri yaşadık. Bazıları ilk defa Ankara dışına çıkıyordu kendi memleketlerine gittikleri dönemleri saymazsak, kimimiz ilk defa boya yapıyor, ilk defa fidan dikiyordu. Şahsen ilk defa araba teybinden bir müzik seti yapıldığını gördüm(Köyden Best Of Mehmet yapmıştı). Erkeklerden ilk defa harç karıştıran oluyordu evin önüne dökmek için. İlk defa ağaçtan koparıp, kaynatıp sıcak sıcak ıhlamur içiyorduk. İlk defa traktör sürüyorduk ve pat pat(ön kısmı sadece motordan oluşan ön kasası olmayan traktörün basit hali) görüyorduk. Bunlar farkedilebilen, görülen kişisel kazanımlardı. Aldığımız eğitimle iletişimin püf noktalarını, kırsal kalkınmanın ne demek olduğunu bilmeden proje yapmanın insanı zorlayacağını, kırsal kalkınmanın da öncelikleri olduğunu, işlerin asla ertelenemeyeceğini, arkadaşlığı, dostluğu, emin olduğumuz konularda diretmeyi öğrendik ve bizden yaşça büyük olan kişilerin (örn:muhtar) bir süre sonra bize değer verdiğini gördük.
Kültürümüz ne kadar farklı olsa da yaşadığımız yerler birbirine uymasa da iki farklı grubun çok iyi anlaşabileceğini ve işbirliğinin olabileceğini gördük. Umutsuz kaldığımız zamanlarda kendimizi sorgulamayı, hatalarımızı görmeyi, onları düzeltmeyi öğrendik.
Projenin ilk haftalarında köylüyle iletişime geçmekte çok zorlandık. Köye gidiyorduk; fakat köy halkından kimseyi göremiyorduk. Gençlerin çoğu köy kahvesinde oturmasına rağmen tüm işleri biz halletmeye çalışıyorduk. Daha sonra projenin amacını hatırlattım gruptaki arkadaşlara ve onlar gelmezse biz gideriz deyip kahveye girdik, bir nevi baskın yaptık. Sohbet etmeye çalıştık ve başarılı olduk bir müddet sonra. Artık her gelişimizde bizi karşılayan en az 5-6 kişi oluyordu. İşlerin artmasıyla gelenler de arttı ve bir hafta toplam 40 kişi olmuştuk. Bizi artık en az 10 kişi uğurluyordu akşamları arkamızdan el sallayarak. Yaklaşık ilk 3 hafta yalnız çalışmamıza rağmen projenin sonraki kısımları tamamen ortak uygulandı.
Kadınları ya da çocukları eğitime çağırırken bazı zorlanmalarımız oluyordu. Anonsu camiden yaptırdığımız için öncelikle köy imamını bulmamız gerekiyordu. Fakat anons camiye uzak olan evlere ulaşmadığından kadınlardan gelenler az oluyordu. Daha sonraki haftalarda ise yavaşça artmaya başlamıştı; çünkü kadınlar konuları beğenmiş ve diğerlerine haber vermişti. Çocuklar ise hala kaçmaya devam ediyordu. Onları da birgün toplayıp gençlik evinde erozyon konulu çizgi film gösterince artık kaçmamaya başlamışlardı. Çünkü hem öğretmenlerini (Sevim Hanım) hem de çizgi filmi sevmişlerdi. Sonrasında ise çikolata, şeker onları sınıfta tutmaya yarıyordu. Bir süre sonra bunlara da gerek kalmadı; çünkü oynanan oyunlar, söylenen şarkılar, öğretilenler onlara eğlenceli geliyordu.
Grupta yer alan tüm arkadaşlara ve köyde yer alan gençlere görev verilerek bunu gerçekleştirmesine yardımcı olacak özgür bir ortam yaratıldı. Böylece kendilerine güvenmeleri sağlandı ve girişimcilik ruhları teşvik edilmeye çalışıldı. Kurumlarla iletişime geçmelerine, kurumlardan yardım istemelerine, sponsor bulmalarına olanak verildi. Çoğumuz bu projenin uygulanması aşamasında birçok deneyim yaşadık, hata yaptık ve bu hatalarımızdan ders aldık. Hem biz grup üyeleri hem de köy halkı asla yaşadığımız yerlerin farklı olduğunu hatırlamadık,köyde olduğumuz müddetçe ve kimse de hatırlatmadı.Köyde faaliyet yürütürken kimin yabancı olduğu anlaşılamamaktaydı. Tarih birimini oluşturmamızın temel amacı ortak mirasımızı tanıtmaktı. Gücümüz yettiğince yaptığımız araştırmalarla bunu başardık. Ülkemizde mevcut olan eğitim eşitsizliğini gidermek amaçlı okulda yaptığımız faaliyetlerde başarılı olduk. Fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla mümkün olduğunca köy okulunun ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştık, çocuklara kırtasiye, giyim yardımında bulunduk.
Gençlik evinin oluşturulması ile kırsal alanların da kırsallıktan çıkabileceğini kanıtlamaya çalıştık.Gençlerin boş zamanlarını daha faydalı faaliyetlere ayırmaları amacıyla bu evi düzenledik ve aldığımız bilgilere göre rafa konulan kitaplara gençler tarafından göz atılıyormuş.
Tüm bu açıklamalar ışığında projenin tüm hedeflerini başarıyla gerçekleştirdiğini düşünmekteyiz.
Avrupa boyutu
Grubumuzun ve köy halkının bu proje sayesinde ufku genişlemiştir.Köy halkıyla yapılan sohbetlerde projenin amacı sık sık hatırlatılarak Avrupa bilincinin oluşturulması sağlanmıştır.Diğer Avrupa ülkelerinde yapılan benzer projelerle iletişime geçmeye çalıştık.Örneğin İspanya.Fakat herhangi bir cevap gelmedi.
Yerel etki
“İlhan Köyü Kırsal Kalkınma ve Çevre Düzenleme Projesi” öncelikli olarak gençlere ve çocuklara yönelik bir faaliyetti. Fakat;projenin uygulanması sırasında amacımız tüm köy halkına yardım etmek olmuştu.Tüm faaliyetleri gerçekleştirirken doğal olarak kişisel gelişimimize de katkı sağlayabildik. Dolayısıyla bu projenin yararlanıcıları hem köy halkı, hem de Genç TEMA oldu.
Projenin ilk haftalarında yaptığımız faaliyetler tamamen köye yönelik olmasına rağmen köy halkından herhangi bir yardım göremiyorduk (kimin misafir, kimin ev sahibi olduğu seçilemiyordu !). Derdimiz tam olarak anlattıktan sonra işleri birlikte yapmaya başldık. Öğrendik ki bu köyde kimse misafir değilmiş;biz de artık ev sahibi olmaya başlamıştık.Eğitimlere 2-3 kişi katılan köy kadınları artık yaklaşık 20 kişi olmuştu. Dersten kaçan öğrenciler ‘Abla ne zaman başlayacağız şarkı söylemeye ?’ diye hocalarınn arkalarından koşturuyorlardı. Köylü tarafından ciddiye alınmaya başlanmıştık (bana genci yaşlısı Abla demeye başladı). Fiziksel olarak da köyde değişiklikler oluyordu. Örneğin; çocuk parkı, spor alanı, gençlik evi, çöp bidonlarının getirilmesi (yerleştirmeye vaktimiz olmadı, köy halkı daha sonra yapabileceklerini söylediklerinden kooperatif bahçesine bıraktık.).
Yenilik
Tamamen bir köyü değiştirebildik ve insanlardaki özellikle köy halkındaki önyargıları yenebildik.Dolayısıyla yenilik getirici bir proje gerçekleştirdiğimize inanıyorum.
Takip ve değerlendirme
Projenin değerlendirmesini, projenin bitiminden sonraki ilk hafta içinde, sınavlarımızın olması nedeniyle bir araya gelemediğimizden, mail grubu aracılığıyla yaptık. Hepimiz sonuçtan çok memnunduk; çünkü projenin başlangıcında belirlediğimiz tüm faaliyetleri gerçekleştirmeyi başarmıştık. Köy halkının düşüncelerini değiştirmeyi ve bizi ciddiye almalarını sağlamıştık.
Projenin takibini proje bitiminden sonra da en az ayda bir kere iki kişilik bir grupla köye ziyaretler şeklinde yapmayı planladık ve proje biter bitmez bunu gerçekleştirmeye başladık(dut bile topladık).
Projenin takibinde yerinde uygulamalara öncelik verildi. Sürekli köy muhtarı ile iletişim içerisindeydik. Köye getirilen malzemeler, dikilen fidanlar oradaki gençlere emanet edildi. Ankara’ya geldiklerinde yaptığımız toplantılarda köydeki gidişat hakkında bilgi almaya çalıştık; yardıma ihtiyaçları olduğu dönemlerde köye yardıma gittik.
Bu projenin kişisel gelişimime çok büyük katkısı olduğu tartışılmaz. İnsanların değerlerinin değişime açık olmadığını bu nedenle bunları kabullenmemiz gerektiğini öğrendim. Çoğu insanın görev aşkıyla yanıp tutuştuğunu, fakat aynı sayıdaki insanın projeye katılma amaçlarının farklı olduğunu gördüm. Ama her iki halde de kabul ettik onları aramıza. Onlardan biri eksik olsaydı proje bu şekilde tamamlanamazdı; dolayısıyla insanlara gereksiz yere sinirlendiğimi farkettim. Halbuki hepsinin bu projeye katkısı olmuştu. En sinirlendiğim nokta ise grup üyelerinin bazı görevleri üstlenip sonra ortadan kaybolmalarıydı. Onları arayıp, peşlerinden koşacağıma o görevleri başkalarına devretseydim proje daha sağlıklı tamamlanabilirdi. Her şeye rağmen proje boyunca yanımda olan arkadaşlar, insanlara olan güvenimi eksiltmedi.
Bu proje sayesinde insanları tanıdık, farklı kültürleri gördük, farklı görüşlere saygı duymayı öğrendik, seçim yapmanın riskini üstlendik ve “ben demiştim” gibi sözlere katlanmayı başardık.
Halka yayma/tanıtım ve ürünler
Projemizi tanıtmak için katıldığımız tüm toplantılarda (TEMA Vakfı bünyesindeki toplantılarda)projemizden bahsettik, amaçlarımızı anlattık. Kısa bir tanıtım filmi hazırlayıp bunu gösterime sunduk . Açtığımız standlarda projeden bahsettik; projeye katkı sağlayabilecek kişileri arttırmaya çalıştık. Bol bol fotoğraf çektik ve bunları düzenli bir şekilde bir araya getirdik.
Hürriyet Gazetesi ile iletişme geçip bize bir sayfa ayırmalarını sağladık . Aynı teklifi Sabah Gazetesine götürdük;fakat aynı haberi yayınlayamayacaklarını belirttiler.
TRT ile görüştük ve köyde bir yayın yapabileceklerini belirttiler. Fakat sınavlarımız başladığından buna vakit ayıramadık.
Mali Konular
Çocuk parkı ve spor sahası giderleri için ayırdığımız bütçenin çok yetersiz olduğunu fiyat sormaya başladığımızda farkettik. Dolayısıyla sponsor bulmamız gerektiğini düşündük. Ayaş Belediyesi’nden yardım istedik; fakat isteklerimiz reddedildi. Keçiören Belediyesi ile görüşmeye başladık; onlar da bizden park istedi! Son çare Çankaya Belediyesine arkadaşımız bir dilekçe hazırlayıp gönderdi. Bu dilekçeye cevap bile gelmedi. Yüz yüze görüşmeye gittiğimizde baya şaşırmıştık. Arkadaşımız dilekçeyi “Ankara Genç TEMA“ olarak yazmış ve bu isim TEMA’nın sahtesi olduğumuz konusunda çağrışımlara yol açmış ve dilekçemiz dikkate alınmamıştı (örneğin;Seviç Seyahat ve taklit olarak Öz Sevinç Seyahat gibi farklı bir kuruluş zannedilmiş). Dolayısıyla dilekçeleri “Ankara Genç TEMA“ değil de “Tema Vakfı Ankara Temsilciliği Gençlik Kolu olarak yazmaya başladık(biraz uzun ama!). Neyse ki isteğimiz kabul edilmişti. “Haftaya gelin alın“ dendiğinde “Acaba şaka mı yapıyorlar diye bir iki gün sevinemedik bile. Bir hafta sonra Çankaya Belediyesi’nin deposundan (Mamak çöplüğü yanından ), malzemeleri köyden kamyonla gelen Talip Amca’nın Kamyonuna yükledik .Sanırım sponsor bulmaktaki en büyük zorluk o çöplüğün kokusu ve Talip Amca’nın kamyonunda yolculuk yapmaktı. Zaten kamyon gidemedi köye, yolda kaldı.
Malzemeleri aldıktan sonra bize sadece bahçe ve spor sahası için bank, file, tel örgü gibi malzemeleri almak kalmıştı. Çocuk parkı ve spor sahası giderleri için istediğimiz bütçe ancak bu kadarına yetmişti. Çankay Belediyesi yardım etmeseydi sanırım İlhan Köyü parksızdı.
Projenin tahmini masraflar kısmına‚“eğitmen ücreti“gibi bir eklemede bulunmadığımızdan, eğitmenlere ücret ödeyemedik; bu da eğitmen bulmada sıkıntılara yol açtı; fakat her şeye rağmen altı haftalık eğitim programını başarıyla bitirdik.