Toprak ve İnsan
ÜNİTE 5
TOPRAK VE İNSAN
ÜNİTENİN KONULARI
Toprağın İşlevleri
• Yaşamsal işlevi
• Tarımsal işlevi
• Endüstriyel işlevi
• Çevresel işlevi
Toprağın Değeri
• Toprak ve canlılık
• Toprak ve üretkenlik
İnsan-Toprak İlişkisi
• İnsanın toprağa bağımlılığı
• İnsanın toprağa yaklaşımı
Toprağın Kirlenmesi
• Atıklarla kirlenme
• Gübreleme ile kirlenme
• Pestisitlerle kirlenme
Toprağın Kullanımı ve Korunması
Özet
ARAŞTIRMA KONULARI
Üniteye başlamadan önce aşağıdaki konularıaraştırınız.
1. Kullandığınız herhangi bir araç-gereç, giyim eşyasıya da yiyecek ile toprak arasında bir ilişkivar mıdır? Açıklayınız.
2. Beğendiğiniz bir çevre ile beğenmediğiniz bir çevrenin toprakları arasında bir farklılık var mıdır? Varsa bunun nedenini açıklayınız.
3. Yaşadığınız çevrede toprağın kirletilmesinin ne gibi belirtileri ve zararlı etkileri vardır?
4. Yaşadığınız yerde ne tür bitkiler var? Araştırınız.
5. Yaşadığınız çevrede topraklar daha çok hangi amaçlar için kullanılmaktadır?
TOPRAĞIN İŞLEVLERİ
Yaşamsal İşlevi
Toprak, pek çok canlının yaşayabilmesini sağlar. Böceklerin, solucanların ve mikropların (mikroorganizmaların) büyük bir kısmı toprağın içinde yaşarlar. Onlar, toprağın içinde beslenip çoğalırken kendilerine güvenli bir barınak bulmuş olurlar. Ayrıca, bitkiler de toprağa tutunarak yaşarlar. Toprak yeni gelişen canlılar için gerekli olan besin kaynaklarını içinde ve üzerinde bulundurur.
Yeryüzünde her canlı, doğduktan sonra ölünceye kadar içerisinde yaşayabileceği, kolayca hareket edebileceği bir mekana ihtiyaç duyar. Bunu da en iyi toprak sağlar. Toprak, insanlara da üzerinde kolayca yürüyebilme, barınabilme, yiyeceklerini yetiştirebilme fırsatıverir. İnsanlar yaşamlarınıbu yüzden toprak üzerinde sürdürürler ve ondan çeşitli şekillerde yararlanırlar. Sonuç olarak toprak yeryüzünde yaşayan bütün canlılara güvenli ve rahat bir yaşama ortamı sağlar.
Tarımsal İşlevi
Toprak, üzerinde ve içerisinde yaşayan her canlının yararlanmas ı için çeşitli besin maddeleri içerir. Ancak insanlar ve çiftlik hayvanları bu besin maddelerinden doğrudan yararlanamazlar. Bu nedenle insanlar çok eski zamanlardan beri tarımsal etkinliklerle uğraşmaktadırlar. Tarım; toprağı işleyip, ekip, biçerek veya toprağa fidan dikerek topraktan bitkisel ürün elde edilmesi, bu ürünlerin değerlendirilmesi ve pazarlanıp satılmas gibi faaliyetlerdir. Ayrıca bazı bitkisel ürünler kullanılarak hayvan yetiştirilmesi, hayvansal ürünlerin elde edilmesi ve balıkçılık gibi su ürünleri çalışmaları da tarıma girer.
Tarımın bitkisel ve hayvansal üretim faaliyetlerinin uygulanabildiği yegane alan da topraktır. Bugün yiyecek ve içeceklerimizin büyük bir bölümünü, toprakta yetiştirilen tarımsal ürünler oluşturmaktadır. Elma, portakal, üzüm gibi meyveler birer tarımsal üründür. Domates, biber, ıspanak gibi sebzeler ve hatta yumurta ve peynir gibi hayvansal gıdalar da birer tarımsal üründür. Bunların hepsi, üretilmek için toprağa ihtiyaç duyarlar. Toprak, bitkilerin üzerinde yetişebildiği tek ortamdır. Toprak bu yapısıyla tarımsal üretim girdilerinin en önemlisini oluşturmaktadır.
Endüstriyel İşlevi
İnsanlar, tarımsal yollarla elde ettikleri ürünlerin yanında daha başka ürünlere de gereksinim duyarlar. Besin maddeleri dışında, kullandığımız pek çok araç-gereç tarımsal ürün değildir. Örneğin bir kalem, bir otomobil ya da televizyon cihazı tarımsal işlemlerle üretilmemişlerdir. Onlar, endüstriyel ürünlerdir. Ama endüstri ürünlerinin pek çoğunun hammaddesini de yine tarımsal ürünler oluşturur. Bu yüzden endüstri, tarımdan tamamen bağımsız değildir. Tarımdan bağımsız olmadığı için topraktan da bağımsız sayılamaz. Örneğin, ayağınızdaki ayakkabı ilk bakışta endüstriyel bir üründür. Ama ayakkabıhayvanların derisinden yapılmaktadır. Hayvanlar ise toprakta yetişen bitkilerle beslenirler. Eğer toprak olmasaydıbitkiler, bitkiler de olmasaydıhayvanlar olmazdı. Hayvanlar olmayınca da ayakkabıyapacak deri bulamazdık.
Bunun yanında doğrudan toprakta yetişen ürünleri işleyen fabrikalar vardır. Örneğin, pamuğu iplik yapıp sonra da kumaş dokuyan bir fabrika tümüyle tarıma dayalıdır. Tarımla olan ilişkisinden dolayıtoprağa da bağımlıdır.
Toprak ve tarım, endüstrinin gelişmesine kaynaklık ettiği gibi, toprak doğrudan bir endüstriyel hammadde olarak da kullanılmaktadır. Örneğin; toprak sanayi, seramik sanayi, çimento sanayi. Bu durum, toprağın endüstriyel işlevini ortaya koyar. Bundan dolayı Ulu Önder Atatürk’ün yıllar önce belirttiği gibi “Ulusal ekonomimizin temeli tarımdır” özdeyişi halen geçerliliğini korumaktadır.
Çevresel İşlevi
Günümüzde, özellikle kentlerde yaşanan en büyük sorunlardan biri çevre kirliliğidir. Bu sorun, doğada ayrıştırılması çok zor olan atık ve artık maddelerin, hiç bir işlemden geçirilmeden toprağa atılmasından kaynaklanır. Aynı zamanda çok miktardaki atık maddenin sınırlı bir alanda biriktirilmesi de kirliliği artırır. Çevreye duyarsız insanların aslında güvendikleri tek şey, kirlilik yaratan maddelerin doğa tarafından yok edileceğidir. Gerçekten de genel olarak doğa ve doğanın bir parçası olan toprak, kirlilik yaratan pek çok maddeyi ortadan kaldır ır. Dünya tarihi boyunca yaşamış olan tüm insan, hayvan, bitki ve diğer organizmaları bir düşündüğümüzde, bunların ne kadar da çok olduklarını anlayabiliriz. Ama bu canlıların hiçbirinin bugün için bir kalıntısına rastlayamıyoruz. Bunun nedeni açıktır. Toprağın yaşamını tamamlamış organizmaların ölülerini ayrıştırarak başka maddelere dönüştürmesi çok büyük bir çevre kirliliğinin önüne geçmiştir. Eğer doğa kendi kendini temizleyemeseydi şimdi dünyamızın bütünüyle eskiden yaşamış olan canlı kalıntılarıyla dolu olması kaçınılmaz olurdu.
Toprağın çevre temizliğinde etkili bir faktör olmasını sağlayan nedir? Bu sorunun yanıtını onun yapıs ını inceleyerek bulabiliriz. Toprağı analiz ettiğimizde içerisinde pek çok kimyasal ve biyolojik maddelerin var olduğunu görürüz. Aynı zamanda kimi canlı organizmaların da toprağın içerisinde yaşadığını farkederiz. Bu canlı organizmalardan bakteriler, organik maddeleri ayrıştırmada en önemli işlevi görürler. Bu yüzden toprağa bırakılan organik maddeler bir süre sonra çürüyerek ortadan kalkarlar. Diğer yandan toprak içerisindeki bazıkimyasal maddeler de çevre kirliliğine engel olurlar. Örneğin toprakta bol bulunan karbonik asit, çeşitli atık ve artıklarıparçalayarak onları kirlilik yaratamayacak başka maddelere dönüştürür.
Toprak yalnızca çevre kirliliğini önlemekle kalmaz, bunun yanısıra bitkilerin yetişmesi ve yaşamasıiçin de olanak sağlar. Böylelikle çevremizi güzelleştiren ağaçlar, çiçekler ve tüm bitki örtüsü, toprak sayesinde varolur ve dünyamızıyaşanır kılar. Bütün bunlar toprağın çevresel işlevinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
TOPRAĞIN DEĞERİ
Toprak ve Canlılık
Herhangi bir bahçeden ya da tarladan bir avuç toprak alıp laboratuarda incelediğimizde , içerisinde sayılamayacak kadar çok canlının bulunduğunu görürüz. Yalnızca buna bakarak bile toprağın canlıyaşamı için çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. Buna paralel olarak, toprak da ancak içerisinde yaşayan canlılar sayesinde üretken olabilmektedir.
Toprak canlılığın kaynağıdır. İçerisinde canlıların yaşamasıiçin gerekli olan pek çok organik ve inorganik madde bulunur. Bu maddeler, toprakta kimyasal ve biyolojik tepkimelere girerek toprak canlılarının ve oluşan yeni organizmaların beslenip gelişmesine hizmet ederler. Örneğin, canlı organizmalar, dokularının temel taşıolan azot, oksijen ve karbon gibi besin elementlerini havadan, sudan ve topraktan sağlarlar. Toprak mikroorganizmaları, organik maddelerin bileşiminde bulunan ve bitkilerce doğrudan kullanılamayan kimi maddeleri elverişli duruma dönüştürürler. Böylelikle diğer canlıların yaşayabilmesi için olanak yaratılmış olur. Toprak, aynızamanda sıcaklığıve içinde taşıdığıhava ile de canlıların yaşamasıiçin uygun bir ortam sağlar. Besin zinciri içerisinde her canlı, yaşama süresini tamamladıktan sonra başka bir canlı için besin kaynağıoluşturur. Bu dönüşüm, toprakta da hiç durmaksızın sürer. Doğal bitki örtüsü ve çeşitli ürünler, iklim ve toprağın sağladığıcanlılık sayesinde yetişirler. Hayvanlar da toprakta yaşayan bitkilerle beslenerek yaşarlar. İnsanlar da toprağın canlılığına muhtaçtırlar. Toprağın canlılığısayesinde bugüne kadar yaşayabilmişlerdir.
Toprak ve Üretkenlik
Toprak, üretkendir. Çevremizi biraz incelediğimizde bitkilerin ve hayvanların çoğunun toprakta üreyebildiklerini açıkca görebiliriz. Ağaçlar, otlar, çiçekler, böcekler, kuşlar, insanlar ve diğer canlılar, toprağın sağladığı olanaklarla çoğalabilirler. Bir ağaç dikildiğinde, toprağın içindeki besinlerle büyümeye başlar ve daha sonra meyve verir. Toprağın üretkenliği onun fiziksel ve kimyasal yapısından ileri gelir. Toprağın yapısıcanlıların büyüyebilmesi ve çoğalabilmesi için çok uygun bir ortam sağlar.
Örneğin bir bitkiyi düşünelim. ve nemin en uygun olduğu zamanda toprak, bitki tohumunun çimlenmesini Tohumdan bitki oluşabilmesi için ilkönce tohumun çimlenip bitkinin toprak üstüne çıkabilmesi gerekir. Fakat bitki olgunlaşıncaya kadar da kendisine uygun bir ortam bulmak zorundadır. Toprak, tohumu kendi içerisinde korur. Onun soğuktan donmasını, sıcaktan kavrulmasını ve susuzluktan kurumasınıönler. Sıcaklık sağlar. Bitki, tohum kabuğundan çıktığında henüz zayıf olan kökleriyle tutunabileceği bir yer arar. Toprak, içerisindeki gözenekler sayesinde bitkinin köklerinin rahat hareket edebileceği bir ortam oluşturur. Aynızamanda gözeneklerindeki hava ile bitkinin solunumuna olanak verir, onun su ihtiyacını karşılar. Bitkiler, genellikle yağmurlu havalardan sonra toprak yüzeyine çıkmaya başlarlar. Yüzeye çıkan bitkinin kökleriyle bir yere tutunarak gövde, dal, yaprak oluşturmasıgerekir. Toprak, bitkiyi bu yönden destekler. Ona durak yeri görevi yapar. Daha sonra da su, besin ve hava ile onun yaşamını sürdürebilmesini sağlar. Toprak, bütün canlılar için gerekli olan bu koşulların hepsini beraber içerir. O, yaşam kaynağının en önemli unsurudur. Üzerinde ve içerisindeki pek çok canlı ile birlikte insanlara büyük yararlar sağlar.
Uygun bir bitki ekim nöbeti (sıralaması) uygulanmayan ve sürekli ürün yetiştirilen tarım alanlarında, bitkilerin gerek duyduğu besin maddelerinin azalmasına bağlıolarak toprak yorgunluğu meydana gelir. Bunun sonucunda bitkilerde gelişme zayıflar, ürün verimi düşer. Toprak verimliliğini kaybeder. Bunu önlemek için toprağın gübrelenmesi gerekir.
Gübre nedir? Gübre; bitkilerin normal gelişim gösterebilmesi ve zamanında yeterli miktarda ürün verebilmesi için gerekli olan “Bitki Besin Madedeleri”nden bir veya birkaçını içeren ve bu besin maddelerini bitkilere sağlayan doğal ya da yapay maddelerdir.
Şu halde gübreleri iki grupta toplayabiliriz:
1. Doğal gübreler (Ahır gübresi, çöp gübresi, yeşil gübre gibi organik gübreler)
2. Yapay gübreler (Organik ve inorganik yapay gübreler)
Doğal gübreler; çiftlik hayvanların dışkılarıile çiftlik atık ve artıklarından (ot, yaprak, evsel atık v.s. çürüntüleri), toprağa karıştırılmak üzere yetiştirilen bitkilerden ve yerleşim yeri katıatıklarının ayrıştır ılmasından elde edilir. Doğal gübreler toprağıhumusça zenginleştiren önemli kaynaklardır. Doğal gübreler ancak iyice olgunlaştır ıldıktan sonra toprağa verilmelidirler. Bu şekilde gübreleme ile ,doğadan alınan maddelerin büyük kısmı tekrar toprağa dönmüş olur. Doğal gübreler bitkilere tam ve dengeli besin maddeleri sunmanın yanıs ıra aynızamanda toprağı ıslah ederler. Verimli ve üretken bir tarım toprağında organik madde miktarı yaklaşık %5 dolayında bulunur. Bu oranı sağlamak için tarım topraklarına düzgün aralıklarla gübreleme yapılmalıdır.
Yapay gübreler; toprağa bitkilerin ihtiyacı olan besin maddelerini sağlamak üzere yapay olarak hazırlanan kimyasal maddelerdir. Daha çok inorganik tuzlar şeklinde olup genellikle bir veya iki besin maddesi içerirler. Birden fazla bitki besin maddesi içeren yapay gübrelere kompoze gübreler denir. Organik yapay gübreler ise daha az sayıdadır ve bunlardan en önemlisi üre’dir. 9
Yapay gübreler toprak kirlenmesine ve tuzlanmas ına yol açabileceğinden, toprak analizleri sonuçlarına göre kullanılırlar. Bu nedenle yetiştirilecek ürüne göre uzmanların önerdiği gübre miktarına ve çeşidine mutlaka uyulmalıdır. Çok uzun süre yapay gübre kullanılmas ı toprağın, yapısının bozulmasına ve üretkenliğini kaybetmesine yol açar. Bu nedenle topraklara mutlaka doğal gübre de verilmesi gerekir.
İNSAN-TOPRAK İLİŞKİSİ
İnsanın Toprağa Bağımlılığı
İnsan, yaşamınısürdürebilmek için toprağa bağımlıdır. Etkinliklerinin neredeyse tümünü toprağa dayalı gerçekleştirir. Bu bağımlılığın nedenlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
• İnsan, yaşayabilmek için bir mekana gereksinim duyar. Bu mekan, barınılabilecek bir ev, gezip dolaşabilecek bir yer, ekonomik etkinliklerin sürdürülebileceği bir yapı olabilir. Toprak, insana en elverişli mekanı sunar. Yürüyebilmek, ev kurabilmek, bir işle uğraşabilmek için tek dayanma yeri topraktır.
• İnsan beslenme gereksinimlerini gidermek zorundadır. Acıktığında, bitkisel ya da hayvansal besinlerle karnını doyurur. Doğrudan ya da dolaylı olarak, besinlerin hepsi topraktan karşılanır. İnsan, yaşamın en önemli unsuru olan beslenme ihtiyacını karşılamak için toprağa bağımlıdır.
Toprak, insan ve diğer canlılar için çok önemli olan suyu içerisinde tutar, onu depolar. Böylelikle yağışlarla gelen suların tümünün denizlere, göllere akıp gitmesini önler. Toprak tarafından tutulan suların bir kısmı daha sonra bazı yerlerden kaynak suyu olarak yeniden yeryüzüne çıkar. İnsanlar bu suları biyolojik, tarımsal ve temizlik gereksinimleri için kullanırlar. İnsan, su ihtiyacını karşılamak için de, toprağa bağımlıdır. İnsan yaşamının en önemli gereksinimlerinden biri de güzel bir ortamda yaşamaktır. Çevresel olarak temiz, yeşilliklerle kaplı, rahat ve sağlık açıs ından uygun yerler insanı mutlu eder. Toprak, üzerinde yetiştirdiği çeşitli bitkiler ve ağaçlarla çevreyi güzelleştirir,dolaylı olarak havanın temizlenmesini sağlar. Ayrıca toprak, insan ve diğer canlıların oluşturduğu atık maddeleri ayrıştırarak çevreyi temizler. Yaşanabilir ve sağlıklı bir ortam için de insan, toprağa bağımlıdır.
İnsanın Toprağa Yaklaşımı
İnsanlar çok eski zamanlardan bugüne kadar toprakla iç içe yaşamışlardır. Daha rahat ve kolay bir yaşam sürdürebilmek için çevreyi sürekli değiştirmeye çalışmışlardır. Değiştirmek istedikleri çevrede en çok etkilenen unsurlardan biri de toprak olmuştur. Topraklar kısa süreli yararlar uğruna çoğunlukla kötü kullanılmış ve halen kullanılmaktadır. Bu olumsuz uygulamaları kısaca şöyle sıralayabiliriz:
• Eski dönemlerde en önemli enerji kaynağı olan ormanlar çok fazla kesilmiş, bitki örtüsü zarara uğratılmıştır. Bu yüzden çıplaklaşan topraklar, bulundukları yerden başka yerlere sürüklenmiştir. Sellerin meydana gelmesine yol açılmıştır.
Tarım ürünlerinin verimini artırabilmek için toprağa fazla miktarda verilen maddelerle toprağın yapıs ı zayıflatılmıştır. Bu durum, toprak ve su kirliliğine yol açmıştır.
İnsanlar endüstriyel ürünler üretirken, ortaya bazı zararlı atıklar çıkmaktadır. Bunlardan bazıları toprakta kısa dönemde parçalanamayacak olan veya zehirli maddelerdir. Ama insanlar bu atıkları hiç çekinmeden toprağa bırakmışlar ve toprağın kirlenmesine neden olmuşlardır.
Nüfusunun hızla artması sonucu insanlar için yeni yerleşim alanları gerekmiştir. Bu yerleşim alanları verimli toprakların üzerinde kurularak, bu araziler işgal edilmiştir.
• İnsanlar, tarımsal faaliyetlerinde usulüne uygun işlemler yapmamışlardır.
Toprakların Tahribi
Ağaçların Kesilmesi Evsel ve Endüstriyel Atıklar Verimli Topraklara Binaların Yapılması
Görüldüğü gibi insanlar toprağı her fırsatta hor kullanmışlardır. Ancak bunun zararlarını daha yeni farkedebilmişlerdir. Bu yüzden son yıllarda toprakları korumak amacıyla, kapsamlı çalışmalar yapılmaktadır. Örneğin yeni fidanlar dikerek ormanlar genişletilmeye ve toprak yerinde tutulmaya çalışılmaktadır. Tarım arazilerinin yanlış kullanılmasını engellemek için yasalar çıkarılmaktadır. Verimsizleşen topraklarııslah etmek amacıyla önemli yatırımlar yapılmaktadır. Bütün bu çalışmalar giderek yaygınlaşmaktadır.
TOPRAĞIN KİRLENMESİ
Atıklar İle Kirlenme
Bir malın üretimi ya da tüketimi sırasında ortaya çıkan fazladan (gereksiz) ve genellikle zararlı olan yan ürünlere atık denir. İnsanlar tarımsal, endüstriyel ve günlük yaşam faaliyetlerinde çeşitli atıklar ortaya çıkarırlar. Örneğin yediğimiz çikolatanın ambalajı, soyduğumuz meyvenin kabuğu bir atıktır. Butüratıklara evsel atıklar denir. Boya, ilaç, makine vb. üretiminde ortaya çıkan atıklara da endüstriyel atıklar denir. Endüstriyel atıklar evsel atıklardan daha tehlikeli, zararlıve sorunludur.
Toprak için zararlı olan atık maddeler, toprağın kimyasal yapısınıbozar ve toprak canlılarının yaşam koşullarınıgüçleştirir. Bu maddelerin, toprak içerisinde ayrışıp yok olmalarıda çok zordur. Örneğin; günlük yaşamımızda sıkça kullandığımız bazı sert plastik atıklar doğada yüzlerce yıl hiç bozulmadan kalırlar.
Toprak kirlenmesine yol açan atıkları; katıatıklar, sıvı atıklar, havadaki zararlı gazlar, uçucuküller ve radyoaktif atıklar olarak sıralayabiliriz.
Torağın Endüstriyel Atıklarla Kirlenmesine Neden Olan Faktörler
Katı Atıklar ve Gazlar
Sıvı Atıklar
Uçucu Küller
Radyoaktif Atıklar
Katı atık maddeler, kentlerdeki çöplerden ve endüstriyel katıatıklardan oluşur. Bunlar, hiç işlem görmeden olduğu gibi atıldıkları taktirde çevreyi, toprağı, bitki örtüsünü ve diğer canlıları olumsuz yönde etkilerler. Ayrıca bu tür katı atıkların ayrışmasıyla ortaya çıkan maddeler yeraltı sularına karışarak, hem su rezervlerini hem de diğer arazilerdeki topraklarıkirletirler. Katı atıkların pek çoğunu plastik, naylon, lastik gibi sentetik maddeler oluştururlar. Bu maddelerin toprak içerisinde çürüyebilmeleri çok zor olduğundan kirlilik uzun süre ortadan kalkmaz.
Evsel ve endüstriyel sıvıatıklar ise arıtılmadıkları taktirde toprağıve taban suyunu kirletirler. Zamanla bu sıvıatıklar, yeraltı suyu, göller ve denizlerde de kirliliğe yol açabilirler.
Çoğunlukla, fabrikaların bacalarından bir çok zehirli gazlar çıkmaktadır. Gerekli önlemler alınmadığıtaktirde bu gazlar zamanla havada artabilir. Sonra yağışlarla birlikte toprağa düşerler. Böylece oluşan asit yağışlarıhem bitkilere zarar verirler hem de toprağıkirletirler. Toprakta yaşayan canlılar da bundan zarar görür. Ayrıca yine fabrikalardan baca gazıyla çıkarak toprakta biriken kimi ağır metaller de toprağın kimyasal yapısını bozar. Ağır metaller demir, kurşun çinko, bakır, nikel, kadmiyum, kobalt gibi maddelerdir. Bunların toprakta çok az miktarlarda bulunması bile canlıları zehirleyebilir.
Uçucu küller, linyit ve taş kömürü gibi enerji maddelerinin yakılmasıyla ortaya çıkarlar. Zamanla bu küller toprağın ve bitkilerin üstünü kaplayarak onların hava ile temasını keserler. Böylelikle toprak üstündeki ve içindeki bitkilerin yaşayabilmesi güçleşir. Aynı zamanda toprak içindeki canlılar da bu durumdan zarar görürler.
Bazı maddeler, kendiliğinden kimyasal değişime uğrayarak başka maddelere dönüşürler. Bu türlü maddelere radyoaktif maddeler denir. Bunlar, dönüşümleri sırasında dışarıya radyasyon denilen bir çeşit zararlı ışınlar yayarlar. Radyoaktif maddelerin zararlıradyasyon yaymaları yüzlerce yıl sürebilir. Bu ışınlar tüm canlılar için çok tehlikelidir. Canlılarda anormalliklere sebep olabilir, onlarısakat bırakabilir hatta öldürebilir. Doğada, canlılar için tehlikeli olan radyoaktif madde çok değildir. Ancak insanlar, kimi maddeleri radyoaktif duruma getirerek bu maddelerin enerjilerinden yararlanırlar. Bu sırada meydana gelen kazalar ya da radyoaktif madde atıklarının çeşitli yerlere bırakılması ile doğa kirlenir. Radyoaktif atıklar toprağıve bitkileri de radyoaktif yaparlar. Bu durum toprakta yaşayan bütün canlılar için çok tehlikeli ve zararlıdır. Sonuçta en fazla zarar gören yine insandır.
Gübreleme İle Kirlenme
Tarım arazilerindeki her toprak, bütün bitkileri yetiştirmeye uygun değildir. Çünkü her bitkinin değişik toprak, besin maddesi ve iklim isteği vardır. Bu yüzden, bir bitkiyi yetiştirebilmek için o bitkinin gereksinim duyduğu besin maddeleri insanlar tarafından ilaveten toprağa verilir. Buna gübreleme denir. Gübrelerin içinde de bazı organik ve inorganik zararlı maddeler vardır. Yapay gübrelerdeki bitki besin maddelerinin tümü tuz formundadır. Bu nedenle aşırıgübrelemede, toprak ve bitki tuzdan zarar görür. Toprağın yapısıbozulur. Çünkü bu durumda toprak hem tuzlanır, hem de besin maddesi dengesi bozulur. Bu da bitkilere yarar yerine zarar getirebilir. Toprağın aşırıgübrelenmesi toprak kirliliğine yol açar. Gübreleme sonucu kirlenen toprağın temizlenerek eski haline döndürülmesi çok güçtür. Aşırı gübreleme ile ortaya çıkan zehirli maddeler, kükürt, amonyak, arsenik, kadmiyum, krom, kobalt, bakır, kurşun, nikel, selenyum, vanadyum, fosfat, bakır, çinko gibi maddelerdir.
Pestisitler ile Kirlenme
Topraktaki bazıböcekler yetiştirilen ürünlere zarar verebilirler. Eğer bu zararlıböcekler ortadan kaldır ılmazsa topraktan ürün elde edemeyiz. Çiftçiler bu zararlıböceklerle mücadele etmek için bazı ilaçlar kullanırlar. Bunlar tıpkı bizim yazın sivrisinekleri yok etmek için kullandığımız ilaçlara benzerler. Bu ilaçlara pestisit adıverilir. Pestisitin anlamıyıkan, zarar veren, kemirendir. Pestisitler topraktaki zararlıböcekleri, zararlımikroorganizmalarıve yabacı otlarıyok etmek amacıyla kullanılan tarımsal ilaçlardır.
Evimizde haşereleri öldürmek için kullandığımız ilaçlar bize de zarar verebilir. Hatta çok kullanırsak zehirlenip, ölebiliriz. İşte, tıpkıbunun gibi pestisitler de fazla kullanıldığızaman toprağıönemli ölçüde kirletirler.
Pestisitler, toz, suda eriyen toz, sulu çözeltiler ya da zehirli yemler halinde bulunurlar. Bu yüzden her tarafa kolayca yayılırlar. Ayrıca etkileri uzun süre ortadan kalkmaz.
Pestisitler sıvı, toz ya da katı yem olarak bulunabilirler.
Pestisitlerin zararlı etkilerini şöyle sıralayabiliriz:
• Zararlı bir böcek için kullanılan pestisit ortamdaki diğer canlıları da yok edebilir. Bu da toprak üzerinde yaşayan zararsız canlıların ölümüne yol açar.
Toprak içerisinde kalan pestisitlerin etkisi uzun süreli olabilir. Böylece çeşitli bitkiler ve hayvanlar zamanla bundan etkilenerek yok olabilirler.
Pestisitler, topraktaki besin zinciri döngüsünü bozabilir. Bu durum pek çok canlının üremesini ve beslenmesini durdurur.
Pestisitler, yağışlar ya da sulama sularıyla toprağın yıkanması sonucu yer altı sularına geçebilirler.
Pestisitler, bazı canlıların tümünün yok olmasına neden olabilir. Bu durum, toprak içindeki ve üzerindeki canlı çeşidini azaltarak, doğal dengenin bozulmasına yol açar.
TOPRAĞIN KULLANIMI VE KORUNMASI
Yeryüzünün her yerinde toprak birbirinin aynıdeğildir. Özellikle İklim ve bitki örtüsü, toprağın yapısınıve bileşimini önemli derecede değiştirir. Bu yüzden çeşitli toprak türleri ortaya çıkar. Kumlu toprak, killi toprak, kırmızı toprak, kahverengi toprak, kireçli toprak, humuslu toprak vb. gibi. Her toprakta her ürün yetiştirilmez. Örneğin çay asitli toprakta, arpa kumlu toprakta, patates ise tınlıtoprakta daha iyi yetişir. Bu yüzden toprak en çok ve en iyi ürünü verecek şekilde kullanılmalıdır. Bunu sağlamak amacıyla, uzmanlar tarafından arazi kullanım planlamasıyapılır.
Aynı zamanda, toprak verimliliğinin ve üretkenliğinin her zaman yüksek olmasıiçin çalışılmalıdır. Eğer toprak iyi kullanılmaz ve korunmaz ise zaman içinde canlıların besinlerini karşılayamaz. Örneğin hayvanların beslenebilmesi için yeterince ot yetiştiremez. İnsanların ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde ürün veremez. Ya da içerisindeki mikroorganizmaları besleyemez. Toprağın kullanımıve korunmasısırasında dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:
• Toprağa gereksiz yere gübre verilmemelidir.
• Toprak her türlü zehirleyici ve atık maddelerden korunmalıdır.
Toprak erozyonu önlenmelidir. Erozyonu önleyici her türlü çalışmaya önem verilmelidir.
Doğal bitki örtüsü bozulmamalı, pek çok bitki ve hayvan türünün yaşayabilmesi sağlanmalıdır.
Verimli topraklar üzerine inşaat yapılmamalıdır. Buralar tarımsal üretim için kullanılmalıdır.
Toprak bilimsel yöntemlerle ve çevreye en az zarar verecek şekilde kullanılmalıdır.
Çorak ve verimsiz topraklar ıslah edilerek üretken hale getirilmelidir.
Hayvanlarınbitkiörtüsünüyoketmesi, toprağa zarar vermesi önlenmelidir.
Bitki ekim nöbeti uygulanmalı, ürün sıralamasında çok yıllık baklagil yem bitkilerine yer verilmelidir.
Toprak işleme, ekim, dikim, arazi eğimine dik doğrultuda yapılmalı, aşırıtoprak işlemeden kaçınılmalıdır.
ÖZET
Toprak, insan ve diğer bütün canlılar için çok önemli bir yaşam kaynağıdır. Canlılar toprağı, barınma, beslenme ve su temini gibi çeşitli ihtiyaçlarının karşılanmasında kaynak olarak kullanırlar. Toprak insanlar için yaşamsal, tarımsal, endüstriyel ve çevresel pek çok işlevlere sahiptir.
Toprak, canlılığın kaynağıdır. Yeryüzünde ki varlıkların hiçbiri topraksız yaşayabilme olanağına sahip değildir. Toprak, canlıların üremesi ve gelişmesi için iyi bir ortam sağlar.
İnsanlar her devirde toprağıişleyip ürün yetiştirerek büyük ölçüde geçimlerini sağlamışlardır. Aynızamanda, toprakta depolanan ve yeryüzüne çıkan suları da kullanarak gereksinimlerini karşılamışlardır.
Toprağın, insanlar için büyük yararlarıolmasına rağmen, onlar, toprağı çoğu zaman hor kullanmaktan ve kirletmekten çekinmemişlerdir. Bilinçsizce ağaçları kesmişler, bitki örtüsünü yok etmişlerdir. Bencilliklerine yenik düşmüşler, daha fazla ürün almak, yeni yerleşim yerleri kurmak ve endüstriyel üretim yapmak için doğayıtahrip etmişlerdir.
Günümüzde toprağa ve bitki örtüsüne zarar vermenin kötü bir şey olduğu görülüp, anlaşılmıştır. Bu konuda toprağıve doğayı korumak için büyük çaba harcanıp, çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.
DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Toprağın aşağıdaki özelliklerinden hangisi canlıların toprakta
yaşayabilmesini sağlar?
a) Toprağın kış aylarında soğuk olması.
b) Toprağın içinde taşların da bulunması.
c) Beslenme, sıcaklık, hava ve su bakımından toprağın uygun olması.
d) Toprağın bir yerden başka bir yere taşınabilmesi.
2. Tarımsal etkinlik aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?
a) Bitkilerin ve hayvanların yetiştirilip onlardan ürün elde edilmesi ile.
b) Kendiliğinden yetişen bitkisel ürünlerin toplanmas ıile.
c) Avcılık ile.
d) Bitkilerin, yalnızca sulanması ile.
3. Aşağıdakilerden hangisi tarımsal bir üründür? a) Elbise. b) Ormandaki bir ağaç. c) Ayakkabı. d) Portakal.
4. Toprak endüstriye, aşağıda belirtilen yollardan hangisi ile kaynaklık eder?
a) Toprakta yetişen ağaçların hava kirliliğini azaltmasıyolu ile.
b) Endüstriyel atıkların toprağa bırakılması yolu ile
c) Toprakta yetişen tarımsal ürünlerin endüstride hammadde olarak
kullanılmasıyolu ile.
d) Toprakta yaşayan canlıların endüstri ürünlerini de kullanması yolu ile.
5. Toprak, aşağıda belirtilen hangi nedenden dolayı canlıyaşamıiçin
değerlidir?
a) İçerisinde altın gibi madenlerin bulunmasından dolayı.
b) Canlının doğmasına ve gelişmesine olanak sağladığından dolayı.
c) Değişik maddelerden oluşmasından dolayı.
d) Denizler kadar çok olmamasından dolayı.
6. Toprağın aşağıda belirtilen hangi özelliği barınma gereksinimi yönünden insanıtoprağa bağımlıkılar?
a) Hareket etmek ve sabit durabilmek için toprağın iyi bir mekan özelliği taşıması.
b) Toprağın içersinde sert taşların bulunmas ı.
c) Toprak ile ev yapılabilmesi.
d) Toprağın içersinde suyun da bulunabilmesi.
7. Aşağıdakilerden hangisi toprağın çevre temizliği konusundaki önemini
gösterir?
a) Kirli toprakların yağışlarla denizlere akması.
b) Zararlıatıkların toprağa karıştırılması.
c) Toprağın içerisinden temiz kaynak sularının çıkması.
d) Toprağın organik ve bazı inorganik maddeleri ayrıştırması.
8. Aşağıdakilerden hangisi toprakta kirliliğe neden olmaz?
a) Aşırı gübreleme.
b) İlaçlama.
c) Radyasyon.
d) Sulama.
9. Aşağıdakilerden hangisi toprağıkirleten bir atık değildir?
a) Havadaki zararlıgazlar.
b) Radyoaktif atıklar.
c) Uçucu küller.
d) Organik atıklar.
10. Aşağıdakilerden hangisi toprağın kullanımıve korunması sırasında özen gösterilecek noktalardan biridir?
a) Bitkisel tarım yapılan topraklarda hayvanların yaşamasına izin vermemek.
b) Toprağıbilimsel yöntemlerle kullanmak, kirlenmeye ve aşınmaya izin vermemek.
c) Toprağımikroorganizmalardan temizlemek.
d) Tarım yapılan alanlarda orman yetiştirmek.
Aşağıdaki sorularıyanıtlayınız.
1. İnsanlar topraktan ne şekillerde yararlanırlar? Açıklayınız.
2. Toprak canlılar için neden önemlidir? Açıklayınız.
3. Toprak insanlar tarafından nasıl tahrip edilmiştir ve edilmektedir? Açıklayınız.
4. Toprak hangi yollarla kirletilmektedir? Açıklayınız.
5. Toprağın kullanımıve korunması sırasında nelere özen gösterilmelidir? Açıklayınız.

